Siyaseti Uçkurundan Yakalamak


-Genel  Yönetmeniz  Fehmi Çalmuk'un "Siyaseti  Uçkurundan Yakalamak" başlıklı yazısı  12 kasım 2019 tarihli  Hürses Ekonomi Gazetesi'nde de yayınlamıştır- Pastırma yazını beklemeden siyasetteki kaynama ister istemez  dış politikadaki gelişmeleri gölgede bırakmasa da korku yaşanmasına neden oldu. Korkunun nedeni ne yeni partilerin kurulması ne  de milletvekili transferinin gerçekleşmeye başlamasıdır. Havada sis, siyasette pusu var. Hal böyle olunca pusuya yatan çok olur. Öyle demiyor mu Ahmet Arif? “Dört yanım puşt zulası, Dost yüzlü, Dost gülücüklü” Elinden gelse, “15 Temmuz’da darbeye karşı çıkmak faciadır” diyecek ama KHK’lar ile yetiniyor. !5 Temmuz’da fidan boylu vatan evlatları helikopterlerle, makinalılarla taranırken yeni her ne hikmetse 15 Temmuz’dan önce temizleniveren, boyanan sığınaklarda saklananların ahmaklık hesabı yapmaları bundandır. Ümmetin sırtında kambur olan bu kişilerin Erbakan’a da Erdoğan’a yaptıkları sırtlarına yapışmaktır. Balinaların hızını kesen sülük gibi üzerlerine yapışan balıklardır. Beslenir, semirir sonrada yeni balinalara doğru yelken açarlar. Eğer biri kendini merhum  cennetmekan Erbakan Hocam ile yarıştıracak, kendine “Küçük Erbakan” diyecekse şuna bakmalı. Anti emperyalist mi ? Zalime karşı, mazlumun yanında mı ? İmamı Şaşani olunca kimsenin kendine “Küçük Fethullah” diyesi korkudan gelmiyor anlaşılan…. Siyaset son zamanlarında uçkurundan yakalanmış bürokratların, milletvekillerin hikayeleri ile çalkalanıyor. Babacan’ın ekibinde yer alan ünlü bir müsteşarın Orta Asya’da sauna kapatarak her güne bir alem sığdırmasının görüntüleri elden ele dolaşıyor. Vekillerin eski Doğu Bloku ülkelerinde adranelin patlamaları şimdi pusuya yatmış pust zulacıların “Yusuf, Yusuf” ötmelerine neden oluyor. Adnan Oktar’ın cezaevinde ziyaret etmek isteyenleri mi, avukatlarına rica minnet edenleri mi söylesem...! Kim Babacan’a, Davutoğlu’na yönelse raftan bir dosya iniyor. Kim Erdoğan’a sadakatini söylese arkasından dolanıyor. Siyaseti uçkurundan yakalamak ise işte buna deniyor. AK Parti’ye  yakın meslek örgütleri, sivil toplum örgütlerinde de durum farklı değil. Yeni siyaset onları da yörüngesi içine aldı. HAK-İŞ’in içinden yeni bir konfederasyon çıkarken, MEMURSEN’in içinden daha İslami formatta “Önce ahlak ve maneviyat” sloganıyla  yeni bir sendika kuruldu. Olayın daha vahimi var. 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uçak güzergahını sosyal medyadan paylaşan "gölge CIA" ünvanlı Think Thank kuruluşu Strafor'un başkanı George_Friedman’ın  merhum Erbakan tarafından  Müslüman İş Adamları Derneği olarak kurduğu MÜSİAD'ın davetlisi olarak İstanbul'a gelmesine ne demeli ? Erdoğan ABD ziyaretinden döner dönmez Ak Parti’yi masaya yatıracak. Başkanlık divanı, genel idare kurulu üyeleri, TBMM yönetimi teker teker ele alınacak. AK Parti’li genel başkan yardımcısının söylediği “Erdoğan’a sadakat şerefimizdir” ilkesine yan bakan, ürkek duran, tartışan kim varsa “kellesi gidecek” ifadesi kayda değer bir ifadedir. Partisinin yanında muhalefeti de dizayn ediyor Cumhurbaşkanı….Erdoğan’ın  İlker Başbuğ’un yargılanmasına karşı geliştirdiği refleks yeni bir ulusal partinin kurulup, genel başkanlığına eski genel  kurmay başkanının getirilmesi ihtimalini ortadan kaldırdı. İmamoğlu polemiğinin arkasında CHP’de kutuplaştırmayı hızlandırmak, CHP içinden yeni bir parti doğmasına zemin hazırlamak yatıyor. HDP yerine yeni bir Kürt partisi kurulması  için cezaevlerini nadasa bırakılmışların tüzük yazmaları boşuna değil. CHP’li eski İçişleri Bakanı’na artist gönderip cürmü meşhur yaptıran CİA’nın yeni dönemde şapkadan tavşan çıkartmasına şaşmamak gerekir. Siyaseti yine uçkurundan yakalayarak dizayn etmeye kalkışmak okyanuslar ötesinin Tsunamisi gibi geliyor. Ne derdi rahmetli dedem:İpim ile kuşağım…    

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Şub

Saadet Partisi Vites Büyüttü

27Oca
26Oca
12Oca

Oğuzhan Ağbi: Ben Geldim !

09Oca

Hele Bir Durun, Düşünün !