Siirt'in Bacasız Fabrikası Battaniye Yapımı Devletten Destek Bekliyor

Siirt Battaniye Ustası Emrullah Alakaşlı, www.esnafhabertv.com'un sorularını cevapladı

PAYLAŞ
Esnaf Haber TV - iba

BİZİM BATTANİYEMİZİN ÖMRÜ ÇOK UZUN HEMEN HEMEN BİR ASIR KADAR DAYANIYOR.

SORU: Sizi tanıyabilir miyiz?

Emrullah Alakaşlı:   Ben Emrullah Alakaşlı, Siirt Battaniyeciler Odası Başkanıyım. Aynı zamanda Esnaf ve Sanatkârlar Odalar Birliği Başkan Vekilliğini yürütüyorum.

SORU: Ustam bu yaptığınız iş nedir?

Emrullah Alakaşlı:   Bizim iş battaniye el dokuma tezgâhı, bizim gerçekten çok meşhur bir battaniyemiz var. Siirt’i bırak dünyada eşi olmayan bir meslektir. Bizim için, Siirt için bir bacasız fabrika. Ben 1970’lerde, daha ufak bir çocukken bu mesleğe girdim. Yani yarım asıra yakın oldu hala devam etmekteyim yani mesleğini seven bir kişiyim. Yani bizim bu Siirt battaniyemiz, tiftiğimiz Mayıs’ta çıkıyor. Tabi Mayıs’ta çıkarken renkler karışıktır. Beyaz, kahverengi, siyah karışık çıkıyor. Biz onları ayırıyoruz birbirinden, bizim burada tarama fabrikalarımız var. O tarama fabrikasına veriyoruz sonra bizim burada Köçer dediğimiz kadınlar var onlar bükme haline getiriyorlar, kirman ipi diyoruz.  Ondan sonra bir çayın, suyun kenarına getirip güzelce yıkatıp, kurutuyoruz. Sonra torbalara koyuyoruz, kışın çalışmak için çünkü yılda bir sefer çıkıyor. Bizde yavaş yavaş çalışıyoruz. Bunlar doğal renkleri boya yok içlerinde, hepsi doğal renkler. Bizim battaniyemizin ömrü çok uzun hemen hemen bir asır kadar dayanıyor. Kışın sıcak yazın serin tutuyor yani Siirt battaniyemiz çok meşhurdur.

SORU: Peki ustam bu battaniyelerin yünleri keçiden mi, koyundan mı?

Emrullah Alakaşlı:   Keçiden, bazen diyorlar ya Ankara keçisi, bizim orada genelde beyaz Kastamonu, Ankara, Konya, Eskişehir tarafından beyaz getiriyoruz. Diğer renkler kahverengi, siyah, gri bu tür renkleri de bizden ve Mardin Midyat yöresinden çıkıyor.

SİİRT’İN NÜFUSU 50-60 BİN İKEN BİZİM BURADA 300’E YAKIN EK DOKUMA TEZGAHIMIZ VARDI

SORU: İşleriniz nasıl, şimdi sosyal medya diye bir şey çıktı, satışlarınız nasıl, nasıl bir satış stratejisi izliyorsunuz?

Emrullah Alakaşlı:   Şimdi bizim battaniyemiz önceden gerçekten çok rağbet kazanmıştı. Yani Siirt’in nüfusu 50-60 bin iken bizim burada 300’e yakın ek dokuma tezgahımız vardı. O zaman üretiyorduk toptan, İstanbul’da Kapalıçarşı’da 3-4 tane dükkan vardı, satış yerleri vardı. Biz toptan olarak oraya götürüyorduk, onlarda dış ülkeler Irak olsun, İran, Suriye, Suudi Arabistan olsun onların toptancıları da gelip götürüyordu. Bu fabrikasyon çıkana kadar gerçekten işimiz mükemmeldi. Yalnız fabrikasyon çıkarken mesela Uşak battaniyesi, Antep battaniyesi çıktıktan sonra bizim yavaş yavaş mesleğimiz düşmeye başladı. Onlar kalite bakımından sıfır ama daha uygun oldukları için millet ona yönlendi. Sonra da bizim işimiz düşmeye başladı.

TAM USTA OLMAK 2-3 YIL ALIYOR.

SORU: Peki bu ahilikte usta çırak ilişkisi vardır, hani sizin çıraklığınız ne kadar sürdü, bu meslekte usta olmak için ne kadar zaman geçmesi lazım, bir kişinin usta olduğu nasıl anlaşılır? Sınav mı yapılır, yaptığı ürün mü incelenir? Çıraklıktan ustalığa kabul ediliş süreci nasıl olur?

Emrullah Alakaşlı:   Şimdi ilk önce gelip burada bizim makaralarımız var onları dolduruyor yavaş yavaş bir iki sene, ondan sonra yavaş yavaş tezgahın arkasına oturuyor boş mekik atıyor. Bakıyorum atabiliyor mu, atamıyor mu, mesela bizim bu iplerimiz var bazen düzgün atılmazsa kopuyor, bir de tarak veriyoruz, bizim yanımızda tarıyor yani tüy çıkarmaya başlıyor. Günde 1-2 saat öğretiyoruz. Yani bunda tam usta olmak 2-3 yıl alıyor.

İLLAKİ DEVLET TARAFINDAN TANITILMASI GEREKİYOR, BİZİM GÜCÜMÜZ YOK.

SORU: Bu ahilik bizim Anadolu’da yaygın bir kavramdır, bu ahiliğin önemi şudur, usta çırak ilişkisiyle iş öğretiliyordu, işi ahlaklı yapması isteniyordu, günümüzdeki ticari hayata baktığınızda bizim ahilikten alacağımız dersler var mı, ne yapmak lazım?

Emrullah Alakaşlı:   Bizim Siirt’te son durak olduğu için gerçekten çok sıkıntı çekiyoruz. Yani buraya gelen namazlığımız gerek battaniyemizi alan memur arkadaşlar, yabancı memur arkadaşlar ya polis olacak ya öğretmen olacak ya subay olacak, buraya gelip görev yapıyorlar. Mesela babası 20-30 yıl önce görev yapmış, Siirt battaniyesi görmüş der ki madem gitmişken oradan bize 1-2 battaniye hediyelik olarak al getir. Biz böyle veriyoruz yani tanıtma imkanımız çok zayıf yani imkanlarımız yok. Mesela fuarlar açılıyor, ben 1-2 sefer fuara katıldım, inanın birkaç kuruş kazandığımızı orada tahsis ettiğimiz yere verdik. Yani ulaşım uzak, yatma, yeme içme sıkıntı yani illaki devlet tarafından tanıtılması gerekiyor, bizim gücümüz yok.

ARTIK BU MESLEKTE GERÇEKTEN EKMEK ÇIKMIYOR. SORU: Arkanızda yetişen çırak, kalfa var mı?

Emrullah Alakaşlı:   Şuan artık yetiştiremiyoruz. Çünkü kendi kendini besleyemiyor artık yani burada artık bu meslekte gerçekten ekmek çıkmıyor. Böyle devam ederse inanın bu güzel meslek 5 yıl sonra sanki hiç olmamış gibi biter.

 

30 YIL ÖNCE DEVLET EL SANATLARI İÇİN BİR BÜTÇE AYIRIYORDU

SORU: Bu şekillerde bir anlam var mı, şu şunu temsil eder diye?

Emrullah Alakaşlı:   Şimdi şöyle bizde de biraz teknoloji ilerledi tabii ki, şu anda biz tezgahtan parça çıkarıyoruz, bizim büyük dikiş makinelerimiz var, bunu bilgisayardan geçirip dokutuyor. İstediğin yazıyı dokutabiliyoruz, istediğin logoyu yapabiliyoruz hatta fotoğraf bile dokutabiliyoruz. Bu tür imkanlarımız oldu yalnız bu da yeterli değil. Mesela 30 yıl önce devlet el sanatları için bir bütçe ayırıyordu, senede bir bizde dokuduğumuz battaniyeleri, seccadeleri Halk Eğitim Merkezine veriyorduk o da güzel bir katkıydı. Ama maalesef 30 yıldır o da kesildi.

300’DEN 30’A DÜŞTÜ NEDEN HERKES BAŞKA MESLEKLERE, BAŞKA ŞEYLERE KAYDI.

SORU: Bu mesleği siz yapıyorsunuz ticaret, tüccar olarak oda başkanısınız, devlet bu mesleği yaşatmak için ne yapmalı sizce?

Emrullah Alakaşlı:   Şimdi devlet istese yaşatabilir mesela hediyeler veriliyor, bize de katkı için hediye verilebilir. İstese yapabilir, şu anda bizim tezgahlarımız 30’u geçmiyor. 300’den 30’a düştü neden herkes başka mesleklere, başka şeylere kaydı.

DÜRÜST OL, MESLEĞİNİ SEV, MESLEĞİNİ DÜRÜST YAP, BUNLAR ÇOK ÖNEMLİ ŞEYLER

SORU: Peki bu ahilikle ilgili ne demek istersiniz, ahilik kültürü, ticarette ahlak, edep bunu gözetmesi, bununla ilgili ne demek istersiniz?

Emrullah Alakaşlı:   Ahilik çok güzel bir şey aslında, esnafımıza ahiliği çok güzel anlatmış mesela dürüst ol, mesleğini sev, mesleğini dürüst yap, bunlar çok önemli şeyler, inanın bu 20 yıldır falan daha yeni yeni şey oldu inşallah her sene Eylül’de esnafımızı getirip anlatıyoruz bu tür şeyleri. İnşallah çok iyi olur.

Anadolu’nun Ahisiyiz, Üreten Türkiye’nin Hizmetindeyiz.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN