Vatandaşın Parası Olsa, Et Alacak

Türkiye Kasaplar Besiciler Et ve Et Ürünleri Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu Genel Başkanı Fazlı Yalçındağ, www.esnafhabertv.com'un sorularını cevapladı. Yanardağ ' 1 kilo baklava 100 liranın üzerindedir. Böyle bakınca et pahalı değildir.' dedi.

PAYLAŞ

Türkiye Kasaplar Besiciler Et ve Et Ürünleri Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu Genel Başkanı Fazlı Yalçındağ, www.esnafhabertv.com'un sorularını cevapladı.Baklava fiyatları baz alındığında etin pahalı olmadığını söyleyebileceklerini belirten  Fazlı Yanardağ,  ertelenlen vergi ödemelerinin yakın zamanda kapılarının çalacağını söyledi. Siyasilerin esnaf ve sanatkara yönelik desteğini de gündeme getiren Fazlı Yanardağ'ın Cumhur İttifakı'nın oluşturan partilerin biri olan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye sitemi vardı. Yanardağ "devletin 3 ayda karşılıksız asgari tutarda yardımda bulunması şeklindedir. Bu isteğimizi Ziraat Bakanı’na, Ana Muhalefet Partisinin Başkanı’na doğrudan söyledik. Yani söyledik ama aklımızın ermediği bir şey var. Yani Devlet Bahçeli’den esnaf lehine bir şeyler duymak isterdik. Büyük Birlik Partisi’ne kadar herkes esnaf için bir şeyler söyledi ancak Bahçeli’den herhangi bir söylem duyamadık. Duysak oldukça çok memnun olurduk." dedi. 

Mustafa Talha Cabadak'ın sorularını cevaplayan Türkiye Kasaplar Besiciler Et ve Et Ürünleri Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu Genel Başkanı Fazlı Yalçındağ'ın açıklamaları şu şekilde:

Öncelikle pandemi süreci kasaplar için nasıl geçti?

Kasaplar olarak bu süreçte az etkilenen nadir esnaf kesiminden birisiyiz. Çünkü bu süreçle birlikte vatandaş evde yemek yapmaya yöneldi. Lokantalar, kafeler, dönerciler gibi esnaflar pandemiden etkilenip kapandığı için talep evde yemek pişirmeye yöneldi. Dolayısıyla bu süreçte az zarar gören esnaf kesimlerinden olduk. Geçmişte bizim çok ciddi sıkıntılarımız oldu. Özellikle kuş gribinin çıktığı zaman sektörümüz oldukça fazla etkilendi. Daha eski zamanlarda deli dana hastalığı çıkmıştı. Ülkemizde hiç olmamasına rağmen yüzlerce esnafın kapanmasına sebep olmuştu. Bundan dolayı, bu süreçte sıkıntı yaşayan esnafları en iyi anlayan kesimlerden biriyiz. En kısa sürede bu sürecin bitmesini temenni ediyoruz.

İş Hacmi Yüzde 10'a Düştü

Peki, besiciler pandemi dönemini nasıl geçirdi?

Şöyle söyleyeyim lokantalar, yemek sanayileri, kebapçılar, köfteciler gibi bu tür hizmet veren sektörler kapalı olunca ya da kısıtlı hizmet verince haliyle ete olan talep azaldı. Türkiye’de üretilen 1 milyon 2 yüz bin ton etin neredeyse yarısına yakın kısmı bu tür sektörlerde kullanılıyor. Bu süreçte, sektörün iş hacminin yüzde 10’a düşmesiyle talebin doğal olarak azaldığı söylenebilir. Talebin azalmasına bağlı olarak kesimler de azaldı. Şu an pandemi sürecinde ülkemizde sadece mutfağa dayalı bir kesim gerçekleşiyor.

KDV Yüzde 1'de Kalsın

Pandemi sürecinde hükümet kasaplara ve besicilere ne gibi desteklerde bulundu?

Ne yapabilir ki? Benim önerim temel ihtiyaçlar konusundaki perakende satışların katma değer vergisinin yüzde 1’e indirilmesini istedik. Ancak talebimiz cevap bulmadı. Biliyorsunuz ki, otel, motel, tatil köyü gibi yerlerde katma değer vergisi yüzde 1’e düşürüldü. Dolayısıyla bizlerde bu talebimizin gerçekleşmesini hala istiyoruz. Yani tatil köyü gibi yerlerde bu süreçte sıkıntıda ancak en büyük sıkıntıyı vatandaş çekiyor. Vatandaş karnını doyurup, geçimini sağlayabilmenin derdindedir. Perakende satışta vergi düşerse haliyle vatandaş da rahat edecektir.

Kasalar Destek Kapsamında Değil

Pandemi sürecinde yerel yönetimler kasaplara ve besicilere destek de bulundu mu?

İzmir’de mesela lokantalara büyük bir gross yardımda bulunmuş. Ankara’da da Büyükşehir Belediyesi de en sıkıntılı dönemde maske yardımında bulundu. Bu şekilde bütün esnafa maske dağıttık. Aynı şekilde dezenfeksiyon malzemesi yardımı da yapıldı. Bunlar için teşekkür ediyoruz. Maddi bir yardım olmamıştı ancak şimdi esnafa yapılacak belli bir miktar yardım var. Fakat bizler o kategorinin içerisine girmiyoruz. Gönül isterdi ki yardımı her sıkıntıya düşen esnaf alsın. Yani şartlardan bağımsız olarak sıkıntılı esnafların hepsine verilsin, yoksa kimseye verilmemesi daha makul olurdu. Devletimizin defter tutma, tutmama ayrımını yapmamasını daha doğru olarak gördüğümüzü söylemek istiyorum.

Anladığım kadarıyla defter tutmayan yüksek oranda esnaf var.

Şimdi şehirlerde ticaret yapan esnaf bu yardımdan faydalanamıyor. Belki yorgancılar gibi kaybolmaya yüz tutmuş esnaflar faydalanabilir. Ancak berber, gazeteci, manav faydalanamıyor. Ben bunlara bakarım yani devletimizin düşüncesi çok güzel ancak uygulama alanı dar, büyükşehirleri neredeyse hiç kapsamıyor.

MHP Liderine Sitem Var

Daha önce konuştuğum esnaf ve zanaatkarlar odası başkanları genelde 11 ay boyunca bize hiç yardım yapılmadı, yardımlar daha yeni başladı diyerek biz sahipsiz kaldık şeklinde bir söylemde bulunmuştu. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Söylediğimiz şey esnafın sürekli devletin yanında olduğudur. Bizim talebimizde devletin 3 ayda karşılıksız asgari tutarda yardımda bulunması şeklindedir. Bu isteğimizi Ziraat Bakanı’na, Ana Muhalefet Partisinin Başkanı’na doğrudan söyledik. Yani söyledik ama aklımızın ermediği bir şey var. Yani Devlet Bahçeli’den esnaf lehine bir şeyler duymak isterdik. Büyük Birlik Partisi’ne kadar herkes esnaf için bir şeyler söyledi ancak Bahçeli’den herhangi bir söylem duyamadık. Duysak oldukça çok memnun olurduk. Cumhurbaşkanımız düşük faizli kredi gibi şeyleri söylüyor. Ancak bunlar her ne kadar sunulan imkan olsa da sonuçta bir geri ödemesi oluyor. Bizlerin mart, nisan, mayıs aylarındaki vergilerimiz ekim, kasım, aralık aylarına ötelendi. Fakat pandemi hala bitmedi. Ötelenen aylarda ikişer vergi ödeyerek iyice sıkıntıya girdik. Bu ötelemeyi ya hiç yapmasalardı ya da pandemi bitene kadar erteleselerdi daha iyi olurdu. Yani Maliye Bakanlığı’nın bu durumdan haberi yok mu? Yani ben şaşkın bir haldeyim.

Halkbank'ın İnsafı Var

Konusu açılmışken sormak istediğim bir soru daha var. Halkbankası’nın ani bir kararıyla esnafa verilen kredinin faiz oranı 4,5’dan 8,5’a çıktı. Yani yüzde 93’lük bir artış yaşandı. Bu konu ile ilgili olarak ne düşünüyorsunuz?

Diğer bankalara göre onlar yine insaflı diye düşünüyorum. Mesela pos cihazı kullanıyoruz, paramızı almak için gittiğimizde 1.7 oranında kesim yaparak bize paramızı veriyorlar. Yani bu banka faizi falan değil resmen tefeci faizidir. Yıllığa vurulduğunda yüzde 25 yapıyor. Bu yüzden Halkbankası’nın insafı var şeklinde düşünüyorum.

Baklava Fiyatına Göre Et Pahalı Değil

Peki et, yumurta fiyatlarının bu kadar pahalı olmasının sizce ana sebebi nedir? Ayrıca nasıl ucuzlayacağı konusunda herhangi bir fikriniz var mı?

Burada yanlış olan şey pahalı olduğu kanısıdır. Yani ne ucuz olan ne var ki? Neye göre pahalı deniyor? Sonuçta bir tavuk her gün yumurtlamıyor, senede yaptığı yumurta belli. Bir yılda 365 gün var. Ben 365 gün boyunca yumurtlayan bir tavuk hiç duymadım. Ancak 365 gün yem yiyor. Yem de bedava değil, kilosu 2 liranın üzerinde. Büyükbaş hayvanlar için de bu durum aynı şekildedir. Yani başka sistemler geliştirilebilir. Üretici yani sizin besici olarak tabir ettiğiniz insanlar bu yem ihtiyacının bir kısmını üretilebilir hale getirilebilir. Mevcut piyasa fiyatları çerçevesinde et pahalı değil. Bu bir ölçüt değil ancak 1 kilo baklava 100 liranın üzerindedir. Böyle bakınca et pahalı değildir.

Yani siz sadece etin değil her şeyin pahalı olduğunu söylüyorsunuz?

Hayır. Neye göre pahalı? Sadece insanların satın alım gücü sınırlı diyorum. Onun haricinde benim bildiğim bir şey yok. Çıkın bakın piyasaya, fiyatları görürsünüz. Örneğin bir gömlek alın. Kaç kilo et parasına alıyorsunuz karşılaştırın. Satın alma gücünde sıkıntı olduğunu biz yıllardır söylüyoruz. Yapılan araştırmalar var. Paran olsa ne alırsın araştırmasında yüzde 70’in üzerinde bir kesim et alacağını söylüyor.

Esnaf Kendi İşi Kendisi Görmezi Lazım

Peki, devlet üreticiye bu konuda nasıl bir destek sağlıyor?

Devlet kime, nereye kadar destek sağlayabilir? Yani sağlıyor ama nereye kadar sağlayabilir meçhul. Sonuçta böyle bir ekonomi modeli hiçbir yerde yok. Yine de devlet yardım ediyor, edebildiği kadar. Ancak aslolan kendi paranla işini yürütmektir. Diğer türlüsünde sıkıntı yaşanır. Bir de şimdi devlet besiciye yardım etti diyelim terziye de yardım etmesi gerekir. İnsanların biraz kendi işini kendi görmeyi öğrenmesi lazım. Her şey devletten beklenemez.

Yemeklerin ham maddesini yüzde 70 yurtdışından döviz ile alınıyor. Hayvanlar da aynı şekilde yurt dışından getiriliyor. Sonrasında ise bana pahalıya mâl oluyor, zarar ediyorum deniliyor. Bu şekilde ülke imkanlarından yeteri kadar faydalanamıyoruz. Biraz kendimiz üretmeyi öğrenmeliyiz, bunun hesabını yapmalıyız.

Fiyatların azalması için ithalatı bırakarak kendimiz üretime geçmeliyiz diyorsunuz, doğru mu anladım?

İnsanların yaptığı iş ile geçinebilmesi gerekiyor. Dolayısıyla fiyatların düşmesiyle zarar edilir. İnsanların kendi maliyetleri üzerinde çalışması yapması gerekir. Şimdi kasap dükkanına bakıyoruz. Yüzde 10’a yakın katma değer vergisi var, yüzde 20’si kemik, yüzde 10 işletme masrafı var. Bunlar hesap edildiğinde fiyatların ucuzlaması için bu tür etkenlerin ucuzlaması gerekir. Bunlar da ucuzlamayacağına göre vatandaşın satın alım gücünün artması gerekiyor. Bu durumun başka bir yolu yok.

Maliyetler Aşağıya Çekilmeli

Son olarak kasap ve besicilerin hükümetten beklentisi nedir?

Bizler sadece kasaplar olarak değil, genel olarak temel ihtiyaçların perakende satışta katma değer vergisinin indirilmesini istiyor. Bizim devletten başka bir isteğimiz yoktur. Diğer türlü devlet imkanlarıyla besicilere zaten yardımda bulunuluyor. Devlet üzerine düşeni zaten yapıyor. Biraz milletin de üzerine düşeni yapması gerekiyor.

Milletin üzerine düşeni yapması gerekiyor dediniz, bunu biraz açıklar mısınız?

Söyledim aslında ama sanırım tam olarak anlatamadım. Milletin üretim konusundaki maliyeti aşağıya çekmek için neler yapabileceği konusunda çalışması gerekiyor. Şimdi mesela adamın 5 bin tane danası var diyelim. 5 dönümlük tarlaya yem bitkisi ekiyor mu? Hayır. E o zaman benim daha söyleyecek bir şeyim yok. Dolayısıyla mevcut imkanlarla neler yapılabilir bunun düşünülmesi gerekiyor. Umarım bu hastalık bir an önce ülkemizi, dünyayı terk eder ve kapalı olan işletmeler en kısa zamanda açılır. Cemil Çiçek’in bir lafı vardı hiç unutmuyorum. Diyordu ki, devletin milleti değil, milletin devleti olacak demişti. Bende bu şekilde olması gerektiğini düşünüyorum.

HABERİ PAYLAŞ:

Yorumlar / 2

  • kullanıcı46 | 13 Ocak 2021 14:41

    pandemi herkesi mahvetti iyimser olma

  • Fehimefekasabı | 13 Ocak 2021 14:40

    Başkanım selamlar roportaj çok guzel olmus

BUNLARA DA BAKIN