Benim Mavi Gözlü, Çay Kokulu Aziz Dostum Ahmet Sazkaya !


Bir Mücahid Öldü Deseler, Yüreğimi Yanına Gömseler Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakınlığı ile tanınan “bir müteahhit öldü” deselerdi inanın Zeytinburnu Seyit Nizam Camisini dolduranlar Korona’ya da meydan okur, saf tutarlardı. İnanın “Bir Mücahid öldü.” Ramazan şerifesi Azrailine bile gülümseyerek, Allah’tan gayrısına dayanmayarak. Gerisine, alayına eyvallah diyerek. Evet Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen “Bir Mücahid öldü” Sağdan baksan da. soldan baksan da saf tutanlar “haklarını sonuna kadar helal” eden yürek adamlarıydı. Kimsesiz değildi. Kimsesizlerin kimsesi Rabbinin huzurunda, inanmış insanların şehadetinde kadim dostum Ahmet Sazkaya’yı ahirete ısmarlardık. Dilimde Hamidiye’de namaz sonrası Erbakan Hocamın huzurunda türküden marşa döndürdüğümüz türkünün dizeleri… Refah’a da ısmarladık oy gele oy gele oy Bu dünyada mücahide dar gele dar gele oy Hedefimiz Milli Görüş Liderimiz Erbakan Kör olacak Erbakan'a yan bakan, yan bakan oy   Bu dünya mücahide dar geliyor ki anlatamam… Rize’den “Fehmi Ağbi Ahlmet Ağbi öldüğünde cebinde. Bir tomar eşin dostun iş talebi. bir de 20 TL vardı” mesajı gelmese bu kadar bodozlama, fitili ateşlenmiş, boğazı düğüm düğüm, ağzı kurumuş, Korana belasından eli pakete gidip gelip de bir türlü dumanıyla “defol başımdan efkar, hicran” diyecek bir yazı kaleme alamayacaktım belki. Bir mücahid öldü deseler, Yüreğimi biz ile delseler Bir adamı Bin adama değiştirmem Gök kubbeyi ayaklarıma indirseler Değişmem Ahmet’im seni bin kişiye…”Beyin ameliyatım geçsin iyileşir iyileşmez Ankara’dayım” demiştin…İyileşmeni bekledim. Telefon ile konuşman tehlikeli dedik iki kelam birkaç saniye…Ağbisi gibi naif Recep’im söze “Fehmi Ağbi” diye başlayınca anladım. “Ahmet’e bir şey mi oldu?” dedim. “Başımız sağolsun” dedi kısaca… Başımız sağda aslanım; haberi yok diyemem de gailesi yok anlaşılan...Başımızın haberi olsaydı eğer, bu kadar çapsız, kimliksiz, ataist, hıyarın üzerine tuz diye sürülmeyecek adamı yanına, sağına doldurmasaydı eğer, Ahmet’e bir maaş, onore edecek bir unvan verseydi kalbi yaşatırdı beynini…Merhamet damarları tıkamazdı beyin damarlarını… Ahmet Mücahid olmasaydı eğer belki oralarda, buralarda “Ahmet Bey” diye yapmacık saygıyla doldururlardı etrafını, Seydi Nizam Camisini…Mücahide çok gördüler. Müteahhite itibar, mücahide çile, efkar… Güzel insanların arkasından yazı yazmaya memur, bir onu becerebilen eli kalem tutan biri olarak yine harflere, kelimeler sığındık. Yusuf Zeynel Abidin, Muhlis Yiğit,Erhan Çavuşoğyu, İbrahim Yüce,  Bedri İncetahtacı, Ali Soylu, Zakir Taşdemir ve…. Vay benim sevgili Ahmet Sarıkaya'm… Rabbine teslim olmuş bir dava mı adamı olarak gençlik arkadaşım dava yoldaşım sevgili Ahmet Sazkaya yı kaybettik. Sevgili Ahmet hakka yürüdü. Ben onu merhum Necmettin Erbakan hocamın yanında tanıdım yıllarımız beraber geçti. Hamidiye’de…Geceler ona emanettik. Binanın anahtarı, santrali, yemekhane…Sabah namazı kapımı vurur, ezan vakti deyip camiye ezan okumaya koşardık. Çamlıhemsin’li pastanecilere ziyarete gittiğinde elleri dolu dolu gelirdi. Bütün uşaklar çay demler, pastamızı yerdik. Birgün Erbakan Hoca bugün Hamidiye’ye gelmeyecek denilince arazide top oynamaya karar verdik. Rahmetli Ali Soylu ve Ahmet Sazkaya, Mustafa Köksal, Mustafa Havan, Mustafa Yılmaz, Selçuk Aydın, Mesut Derse, Bülent Cengiz ve çalışanlar… Bağırış çağırış içinde top oynarken, Caminin arkasındaki duvardan Erbakan Hoca’nın güler yüzle bize bakışını görünce hepimiz tozun toprağın içine yattık. Kalkamadık bir türlü. Utancımızdan birkaç gün hocamızın yüzüne bakamadık. Oğuzhan Bey bizi fırçalamak isteyince  Cennetmekan Erbakan Hocam, utancımızı gülümseye çeviri vermişti: -Elbette Mücahid antremanlı olacak ! Uzun yıllar Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'la beraber çalıştı. Kısıklı’daydı. Cezaevine girince Pınarhisar nöbeti başladı. Turan Çömez çok iyi bilir o günleri…Gelen gidenin, arayan soranının haddi hesabı yok. Listeler yapıp, savcıdan izin alıp  sırayla görüştürdü herkesi… Listeye bir kendini yazamadı ya ben ona yanıyorum. Sanki “Ahmet Sen listede niye yoksun?” diyecek varmış gibi… En zor zamanda bile gülmesini esirgemedi bizden... Çok şey vardı hayata dair anlatacağı çok şey vardı kendini ifade edeceği... Maddi sıkıntı gölge gibi takip etti… Hep onun bunun işi…Dünya malına çok da tamah etmedi. Eyvallahı olmadı kimseye... Bu yüzden çabuk kandırıldı. Kimse de sormadı “Ahmet ne yiyor ne içiyorsun” diye… Sevgili Recep Sazkaya, Siyasal derken Mısır’da Ortadoğu’daki tecrübesini Varyans araştırmayı kurarak gösterdi. Ahmet, Recep kolkola verdiler. Engin duvarları ilk önce FETÖ‘cü araştırma şirketlerin, sonra FETÖ sevici siyasetçileri aşamadılar. Parçadan kopan taneler düştü hesaplarına… Teşeron firma olarak Türkiye’yi onlar araştırdı alkışı rotası, fikri, zikri kırık firmalar aldı. Ekranlarda boy boy endam gösterdiler. Ahmet’im inadına tebessüm etti, inandına gayret dedi. Vay Ahmet'im vay... Benim mavi gözlü dostum. Çamlıhemşin yaylaları gibi muhteşem Karadeniz'in hırçın yamaçları gibi sinirli Anadolu toprağı gibi vefakâr dostum. Velhasılı bu dünyanın adamı değildi bu yüzden de bu dünyayı hiç sevmedi. Rabbime gideceği günü kavuşacağı zamanı iple çekti bir bakıma... Son olarak iftara sözleşmiştik. Ona Çamlıhemşinli pasta ustaların pastasından ikram edecektim. Yine beni konuşturup dinleyecekti. Ağzından kelimeleri teker teker sökmen gibi alacak bir iki kelime dinleyecektim. Çamlıhemşin Topluca köyünden Temiroğulları’ndan Ahmet Sazkaya…Ahmet çok konuşmazdı şimdi bir konuştu konuşan dilim sustu. Vay Ahmet’im vay... Dün sabah Ahmet’ime ihsan etmeyenler, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy’a şu notu iletti: -Çocuklarına sahip çıkacağız. Eskiler yetim büyür. felek utanır derlerdi. Yine bize düşen “Başımız sağ olsun” demek…Buna daşükür. Bilirim ki Recep Sazkaya kimselere bırakmaz yetimleri,emanetleri. Kimseye boyun eğdirmez onları. Rabbim gücünü arttırsın. Rabbim sana gani gani rahmet eylesin. Biz senden razıydık Rabbim de senden razı olsun. Mekanın cennet olsun Ahmet’im… Benim mavi gözlü çay kokulu aziz dostum!

takipçi satın al  

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Şub

Saadet Partisi Vites Büyüttü

27Oca
26Oca
12Oca

Oğuzhan Ağbi: Ben Geldim !

09Oca

Hele Bir Durun, Düşünün !