Gök Girsin, Kızıl Çıksın, Erdoğan ve Kuzeyın Mahçup Soylu Komutanı


Hani der ya büyükler; “Buraya yazıyorum”. Bir de sözün kuvvetini artırmak için parmaklarını ağızlarına sokup, ıslatıp bir yere sürerler.  İşte onun gibi ben de buraya yazıyorum. Süleyman Soylu istifası Ak Parti’de, Külliye’de çok kelle koparır. Soylu dolayısıyla blöfü gördü resti çekti. İstifa duygusallıktan, hele hele “ben oynamıyorum alın misketlerinizi” denecek cinsten değil. Zaten Soylu “oynamıyorum” diyecek bir karakterde siyasetçi de değil. Ya kılıç sonuna kadar girmeli ya da kınında kalmalı. Deniz ya kudurmalı ya da sakin kalmalı. Anlaşılan o ki; Erdoğan’ın alp başı kuzeyin oğlu Süleyman Soylu isyanı başlattı. Haluk Levent’in seslendirdiği Elfida şarkısında “Sisliydi kirpiklerin, ve gözlerin yağmurlu / Yorulmuşsun, hakkını almış yılların” sözlerini hatırlattı bana istifa olayı. Ancak reel politikte işler rahmetli Kadriye Halamın “Hayvan toynağından erkek kulağından huylanır” sözüyle paralel gidiyor. Erdoğan’da Soylu’da ardı arkasına gelen kulislerden yorulmasını, fitne ateşini söndürülmesini sağlamanın yolunu bulmak için fırsat kolluyordu. Zaman öylesine hızlı, entrikalar öylesine girift ilerliyordu ki sokağa çıkma yasağı ile başlayan tartışmalar derinden giden entrikaları su yüzüne çıkarıverdi. Cuma gecesi sokağa çıkanlardan Soylu'yu sevmeyenleri, geldiğimiz nokta itibariyle olayın Soylu'ya prim getirdiğini gördükten sonra "Ayağımız kırılsaydı da o gece dışarı çıkmasaydık" diyecekleri düşüncesindeyim. Olay; Soylu açısından istifa edebilecek kadar gözü kara olduğunu, Erdoğan açısından yol arkadaşını kollayacak kadar vefalı olduğunu ortaya çıkarıverdi.  Kuzeyin Mahçup Soylu Komutanı  Soylu’nun istifa açıklamasında şu ifadeler var: “Hiçbir zaman zarar vermek istemediğim Aziz Milletimiz, hayatımın sonuna kadar da sadık olacağım Sayın Cumhurbaşkanım beni bağışlasın” İstifanın uygun bulunmadığına ilişkin İletişim Başkanlığı açıklamasına şu cevabı verdi Süleyman Soylu: “Sokağa çıkma yasağı ile ilgili, sorumluluğumuzun gereği aldığım karar üzerine milletimizin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın tutumu beni mahcup etmiştir. Devlet ve milletin emanetinde atılan adımlarda eksikliğimizin bu iki irade tarafından insani bir durum olarak kabul edilip onarma hakkı verilmesi, sorumluluğumuzu arttırmıştır. Allah mahcup etmesin. Milletimizin hizmetinde yola devam inşallah.” İçten, duygusal da görünse tamamen ölçülmüş, biçilmiş stratejik vizyon eseri cümleler. Soylu istifayı nereden yaptı? Sosyal medyadan…Cumhurbaşkanlığı nereden cevap verdi: Sosyal medyadan…MHP lideri Bahçeli nereden destek verdi: Sosyal medyadan… Peki ne oldu da bardak taştı, sabırlı olduğu kadar siyaseten intikamını almak için soğukkanlı davranan Soylu birden resti çekti? Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın, Pazar sabahı CNN Türk’de Hakan Çelik’in programına katılıp şunları söylüyordu: “Bunun için gerekli tedbirler mutlaka alınacak. Sokağa çıkma yasağı uygulaması ilk günden beri gündemdeydi. İkinci bir sokağa çıkma yasağı olabilir mi? Bunu dikkate alarak bununla ilgili kararlar biraz olayın seyrine göre şekillenir. Olabilir tekrar olabilir. Olayın seyrine göre izlememiz gereken bir konu.Cuma gecesi  Keşke böyle bir panik havası hiç oluşmasaydı. Korkmayın, panik yapmayın ve sosyal mesafeyi koruyun. Bu tür sokağa çıkma yasağı ilanlarını hangi saatlerde yapsanız o bir iki saat içinde böyle marketlere hücum etme durumları ne yazık ki oluyor. O akşam açıklandıktan sonra da bir genelge de yayınlandı. Bir sıkıntı olmadı. Bu tür planlamalar yine olabilir. Tedbirlere uyan vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Sokağa çıkma yasağı maalesef bizim tarihimizde kötü çağrışımları olan bir yöntem. Bunun bunlarla ilgisi yok tabi. Tamamen halk sağlığını korumaya yönelik bir tedbir.” Sayın Kalın görünürde Cumhurbaşkanlığı Sözcüsüdür. Dışarı çıkma yasağı konusundaki sözlerini analiz ettiğinizde kelime aralarında saklı cümleler kadar onun temsil ettiği SETA geleneğinin vizyonu da önemli. İstifa haberini veren Sabah gazetesinin İngilizce versiyonunun haberi Rusya merkezli haber kanalı tarafından servis yapılınca  işin rengi anlaşıldı: “Interior Minister Süleyman Soylu resigns over botched announcement of curfew Friday night after which 250,000 people flooded shops and bakeriesr” Burada dikkat çeken kelime: Botched: Beceriksizlik Gazetenin editörü Nur Özkan “Gazetemizin #sondakika olarak duyurduğu aşağıda yer alan tweetin tamamen Sn. İçişleri Bakanı’nın istifa mektubundaki ifadeler referans alınarak yazılmış olduğunu iletti editör arkadaşlarım. Buradan bir çatışma, maksat bir kötülük çıkarmak beyhude,özellikle meslektaşlara duyurulur” açıklaması yapmak zorunda kaldı. Ak Parti’nin başına bela olan Pelikancılar’ın bu kez Cumhur İttifakı’nın temel dişlisi Süleyman Soylu’yu yeme operasyonuna başlaması bunu da  var olduğu iddia edilen Berat Albayrak çekişmesinin medya ayağı Sabah grubunda ve özellikle İngilizce dilinde yapması “Sobelenme”dir. Zaten bir süredir Medya grubunun Ankara kalemşörleriyle ilgili olarak Soylu/Albayrak çekişmesini ateşe döndürme ve odun tahkimatı yapma iddiaları gündemdeyken….Olay sonrası Sabah’ı aklamaya çalışan ekibin yeni dönemin medya karargahı olan Habertürk grubundan çıkması “Buyurun buradan yakın” denecek cinsten… Payitaht dizisinin sübliminal mesajlarını yazarak Abdülhamid’e saray kumpasının tarafı gösterme gayreti içinde olan eşini yalnız bırakmayan Hilal Kaplan’ın yazdıklarına hiç değinmiyorum. Diyeceğim o ki geçenlerde Melih Gökçek’ten başlayarak Ak Parti’nin başına Fuat Avni gibi bela olan Ankara Kuşu’na yönelik operasyon çözülmeye başlayan yumağın en önemli ip ucudur. Hele hele bu isme, Erdoğan’ın yakın arkadaşı Ak Parti yönetimindeki bir siyasetçinin eşinin “Kanka” muamelesi yapması hayra alamet değildir. İstifa sonrası açıklama açıklaması her şeyi göstermiyor mu? -Satranç oynamayı severim. Hele Şah mat deyince süper oluyor” Hedef Soylu gibi görünse de adres Erdoğan’dır. Soylu hamle yapmış, Erdoğan “Mat etmiştir” Siyaseten topa girmek bir siyasetçi açısından gol atınca anlam taşır. Ak Parti Kadın Kolları Genel Başkanı’nın şu açıklaması neye işaret eder ? “ Sn. Süleyman Soylu ’yu tabanımız sevmişti.Ancak,başarının nereden geldiğini,imkan&yetkileri kimin verdiğini,liderimiz Sn. @RTErdogan ’ın gücünü nasıl paylaştığını asla unutmamalı. Şayet liderinden destursuz ayrılır ise,bu muhabbeti yitirir; Kardeşane hatırlatmak istedim!#RTErdogan” Bu sözler Ak Parti yönetimindeki yapılacak operasyonun ikinci işaret fişeğidir. Kabinede, Külliye’de, Ak Parti’de revizyon Son aylarda en çok duyduğumuz söz “Koronavirüs’ten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözüdür. Bu söz Soylu’nun istifasının dar alanda kısa paslaşmalar gibi  gerçekleşmesinden daha büyük sinerji oluşturacaktır. Kabine revizyonu ve Ak Parti yönetiminde yaşanacaklara gerçekten “Ya hep ya hiç” oyunu olarak bakabilirsiniz. Yapacaksa şimdi yapacak. Çünkü bu kadar sorunla uğraşan Erdoğan’ın bir de Külliye’de Bakanlar Kurulu’nda ve Ak Parti yönetiminde yaşanan ayak oyununa tahammülü yok. Erdoğan Külliye’den başlayarak Koronavirüs ile ilgili revizyona başlıyor. Kimi yakın çalışma danışmanları büyükelçi olarak gönderiliyor. Ertelenen Büyükelçiler ve Valiler kararnamesi  çıkıyor. Kimileri Erdoğan’ın bazı isimleri gönderememesinin nedeninin şantaj olarak kullanılan “var olduğu söylenen dosyalar” olduğunu ileri sürse de bu aşamadan sonra bir de  yaklaşık üç aydır hazırlanan ve sonuçlanan istihbarat dosyalarının hedeflerindeki isimlerin “tası tarağı toplarcasına bırakıp gitme” tek seçenekleri kalacak. Koronavirüs mücadelesi devletin 31 Mart’tan bu yana başlattığı “projelendirme” gayretinin sonuçlanacağı önemli bir süreçtir. Projesini projelendirdiğimin Projesi bunun için önemlidir. Şimdi militarist saymazsanız denecek son cümle şudur: Başkomutan, komutanına mareşallik ünvanını verip yeniden cepheye sürmüş, hedefi göstermiştir. Gök girsin, kızıl çıksın diyecek kadar net, baş üstünde baş kalmayacak kadar etkili!

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Tem

Esnafın Hasar Tespit Raporu

13Haz
03Haz

İnadına Çalışıp, Üreteceğiz

12May
12Nis